yourey9057 Hayat Ve Yol

"Kal orda, kıpırdama! Yavaşça arkanı dön! Kafanı sakın bana doğru çevirme. Bu izbe yerde ölmek istiyorsan o ayrı tabi! " Sıvası dökülmüş, yer yer küflenmiş kolonun arkasından avına bakıyordu şimdi. 'Zavallı!" diye geçirdi içinden nasıl da titrek nefesler alıp veriyor. "Çantayı işaretlediğim yere doğru götür!" Taktığı maskenin arkasından boğuk çıkan sesi boş fabrikada yankılanıyordu. " Ani hareketler yapma yoksa tam kafanın üstündeki duvardan seni izleyen keskin nişancı beynini dağıtır! " Korkudan titreyen elleriyle çantayı işaretli yere koyan zavallı av, geri dönmeye meylettiği an kulak memesini sıyırıp geçen kurşunla yere attı kendini. Adam kulağını acıyla tutarken, yüzlerini göremediği avcılarına yalvararak bağırıyordu. "Ne olur, kulunuz köpeğiniz olayım beni öldürmeyin! " "Sana ani hareket etme demedim mi lan?! Çantayı aç , parayı say! "Keskin gözleri, herkesi kendine hayran bıraktıran parlak zekasıyla çantadaki miktarın istedikleri kadar olduğunu anlamıştı bile. Daha fazla oyalanıp, işi bok etmeden çıkmaktı şimdi niyeti. Geride bıraktığı ava ne mi olacaktı? İşte orasıyla hiçbir zaman ilgilenmemişti! "Kimseye acıma! " diyen içindeki sese hep yaptığı gibi kulak verip parayla beraber çıktı binadan. Arkasında duyduğu kurşun sesi, onu rahatsız etmek yerine rahatlatırken, çalan telefonu açtı. "İş tamam! "


LGBT+ Todo público.

#bi #bl #bxb #gay #boyslove #lgbtq
3
9.1mil VISITAS
En progreso - Nuevo capítulo Cada 2 días
tiempo de lectura
AA Compartir

Sıfır Noktası

"Kal orda, kıpırdama! Yavaşça arkanı dön! Kafanı sakın bana doğru çevirme. Bu izbe yerde ölmek istiyorsan o ayrı tabi! "

Sıvası dökülmüş, yer yer küflenmiş kolonun arkasından avına bakıyordu şimdi. 'Zavallı!" diye geçirdi içinden nasıl da titrek nefesler alıp veriyor. "Çantayı işaretlediğim yere doğru götür!" Taktığı maskenin arkasından boğuk çıkan sesi boş fabrikada yankılanıyordu. " Ani hareketler yapma yoksa tam kafanın üstündeki duvardan seni izleyen keskin nişancı beynini dağıtır! "

Korkudan titreyen elleriyle çantayı işaretli yere koyan zavallı av, geri dönmeye meylettiği an kulak memesini sıyırıp geçen kurşunla yere attı kendini. Adam kulağını acıyla tutarken, yüzlerini göremediği avcılarına yalvararak bağırıyordu. "Ne olur, kulunuz köpeğiniz olayım beni öldürmeyin! "

"Sana ani hareket etme demedim mi lan?! Çantayı aç , parayı say! "Keskin gözleri, herkesi kendine hayran bıraktıran parlak zekasıyla çantadaki miktarın istedikleri kadar olduğunu anlamıştı bile. Daha fazla oyalanıp, işi bok etmeden çıkmaktı şimdi niyeti. Geride bıraktığı ava ne mi olacaktı? İşte orasıyla hiçbir zaman ilgilenmemişti! "Kimseye acıma! " diyen içindeki sese hep yaptığı gibi kulak verip parayla beraber çıktı binadan. Arkasında duyduğu kurşun sesi, onu rahatsız etmek yerine rahatlatırken, çalan telefonu açtı.

"İş tamam! "

***

Gözlüğünü düzeltip arkasına yaslandı. Her hareketinde gıcırdayan sandalyesini umursamadan sabah ki dersine hazırlanıyordu yine. Önünde açık bilgisayarı, eski ama kaliteli kahve makinası, misafirlerine ikram etmek için birden fazla bardağı simetrik bir şekilde masasında duruyordu. 80'lerden kalan mobilyalı odasına göz gezdirirken, içinden Almanların israf konusunda ne kadar da tutucu olduklarını geçiriyordu. Mobilyalar çürüyüp dağılana kadar değiştirmeleri söz konusu dahi olmazdı. Belki de Almanların en sevdiği yanı buydu. Kahvesini yudumlarken kapısı çalındı.

"Komm rein, Liam! "(İçeri gel!)
Her sabah üşenmeden günaydın demek için odasına gelen başka kim olabilirdi ki!

" Guten Morgen Herr Yildirim. "

"Guten morgen Liam. Willst du eine Tasse Kaffee? (Günaydın,Liam.Bir bardak kahve almak ister misin?) Her sabah ona kahve teklif etse de utangaçlığını ancak günaydın demek için üstünden atabilen genç adamı süzdü baştan aşağıya. Liam dört senedir ondan arkeoloji dersi alan asosyal bir öğrenciydi. Tek iletişim kurduğu kişi de Korhan'dı. Soğuk, az konuşan, sadece derslere girip çıkan bir hoca olarak Liam'ın asosyal kişiliğine rağmen baştan beri onunla konuşma çabasına kayıtsız kalmak istememişti.

Utangaç ifadesini koruyarak, "Ähm, danke sehr Herr Yildirim, aber ich muss mich beeilen. Vielleicht,beim nächsten Mal. "(Teşekkürler Bay Yıldırım,ama acelem var. Belki gelecek sefere) deyip kafasını eğip geldiği gibi aceleyle çıktı odadan.

Arkasından baktığı çocuğun, kendisi gibi konuşmayı sevmeyen birini seçmiş olmasını garipsemiyordu artık.

Önündeki bilgisayarı kapatıp dede yadigârı köstekli saatini çıkardı cebinden.Tahmin ettiği gibi kalan 10 dakikasını eşyalarını toparlayıp, masasını düzenleyip çıkmakla harcadı. Harcamak... Korhan zamanı harcamazdı. Onu kullanırdı... Ağır adımlarla dersliğe doğru yürürken telefonuna gelen bildirim sesiyle bir saniyeliğine duraksadı. Koridor boyu sıralı olan pencerelerden birinin önü geçip açtı mesajı.

Enver Hoca: Önemli bir gömü bulundu. Komite senin ilgilenmeni istiyor. Ders çıkışı bana gel.

Yanından geçen kız öğrencilerin hayranlık ,erkeklerin ise kıskançlıkla dolu bakışlarına aldırmadan, telefonunu kapatarak cebine koydu. Lacivert takımı, her daim bakımlı,senelerdir aynı kesim sakal ve saç traşıyla dersliğe doğru kaldığı yerden yürümeye devam etti. Ağır demir kapı büyük bir gürültüyle açıldığında amfideki tüm öğrenciler sessizliğe bürünmüştü şimdi.Kürsüdeki yerini alırken, tüm gözlerin üzerinde oluşuna alışkın hâliyle dünyayı dışarda bırakarak dersine başladı.

Yaklaşık iki saatlik blok dersin bitişinde, öğrencilerin fısıltı şeklindeki şikayetlerine kulak tıkamayı seçti her zamanki gibi.Selam veren öğrencilerine kafa sallayarak mesafeli duruşunu bozmadan odasına doğru adımladı. Gerekli olan dosyaları, bilgisayar ve bir kaç parça eşyayı çantasına yerleştirerek çıktı okuldan. Mesajı gönderen Enver hocanın ofisi üniversiteye çok da uzak değildi. Yaklaşık yarım saatin sonunda üzerinde Uluslararası Arkeoloji ve Kazı Enstitüsü yazan binanın önüne park etti. Kurucu üyesi olduğu enstitüye girerken, Enver hocayı her zamanki gibi masasının başında dosyalara dalmış olarak buldu. Gözlüğünün üstünden kısa bir bakış atıp, "Hoşgeldin Korhan. " dedi alışkın olduğu tok ve kalın sesiyle.

Ceketini çıkarıp askılığa astı, gözlerini yaşlı kurttan çekmeden, "Hoşbuldum hocam. " dedi gülümseyerek.

Gülüşünü gören nadir insanlardandı Enver Hoca. Yılların hukuku vardı aralarında ve Korhan babası kadar değer verip seviyordu hocasını. Tarihi eserlere, gömülere olan ilgisi Enver hocayla başlamıştı. Lise yıllarında gittiği kütüphanede tesadüf eseri karşılaştığı bu bilge adam, hayatını değiştirmişti bir tek günde. Saatlerce lise öğrencisi demeden ona tarihi eser tutkusundan, kazı yapmanın inceliklerinden bahsetmişti. Görüşmenin sonunda Korhan kendini kütüphanede tarihi kazılarla ilgili kaynakları araştırırken bulmuştu.

Lise anıları zihnine hücum ederken, düşüncelerinden zorlukla çıkıp,karşısında ona merakla bakan adama döndü. "Hocam, sizi dinliyorum buyrun. " Lafı uzatmaktan, gereksiz nezaketten hoşlanmazdı. Enver hoca da onun bu huyunu bildiği için lafı dolandırmadan konuya girdi.

"Şanlıurfa Örencik köyü civarında bir toprak sahibi köylü gömü bulmuş.Türk yetkililer pek ilgilenmemiş tabi. Bizim oradaki adam gömüyü yakından inceleme fırsatı buldu dün.Sesi epey heyecanlı geliyordu. İlk inceleme sonucunu bu sabah mail olarak iletti bana. Korhan, bizzat gidip yerinde incelemeye değecek veriler var elimizde."

Enver hocanın sesinin ilk defa titrediğine şahit olan Korhan'ın bulunan örneğin çok değerli olduğunu anlaması uzun sürmemişti.

Oturduğu sandalyeyi biraz daha yakınına çekip, Enver hocanın parlayan gözlerine baktı. "Nasıl veriler bunlar hocam. Kalkıp benim oraya gitmeme değecek mi? Ekibimi küçük bir iş için binlerce kilometre uzağa sürüklemem. "

Çekmeceden eğilip aldığı siyah küçük sd kart kutusunu uzattı." veriler bunun içinde. Akşam bakarsın. Ama kısaca tarihin sıfır noktası diyebilirim. " dedi gülümseyerek.

Korhan duyduğu sözle oturduğu yere çakılırken, tedirgin olduğunu belli etmek ister gibi kravatını gevşetip biraz daha yaklaştı masaya. "Başka hangi grupların haberi var. İlk fark eden biz değilizdir diye düşünüyorum. "

"Rusya ve Çin. Ama ciddiyetini henüz fark etmediklerini tahmin ediyorum. Acele etmelisin. Yarın sabaha bilet ayırttım. Dosyayı inceler incelemez neden acele etmen gerektiğini anlayacaksın.Burada ki işleri her zamanki gibi ben ayarlarım. Bizim avantajımız gömünün bulunduğu yerin anavatanımız olması. "

Korhan duyduğu şeylerle hem heyecanlanmış hem de belanın kokusunu almıştı. Bu kadar büyük bir işin, başına üşüşen çakalları da büyük olacaktı. Kendi ekibine elbette ki sonuna kadar güveniyordu. Şimdiye kadar girdikleri hiçbir projeden başarısız dönmemişlerdi. Bir an önce odasına çekilip dosyayı satır satır incelemek isteğiyle yanıp tutuşuyordu.Enver hocaya veda ederek çıktı enstitüden.

Evine doğru giden caddeleri bir bir geçerken aklında onlarca soru vardı. Yıllardır yüzlerce kazı çalışmasının içinde bulunmuş, son beş senedir de bizzat başlarında lider olarak bulunmuştu. Ekibini tek tek kendi istediği isimlerden seçmişti. Az önce Enver hocanın bahsettiği sıfır noktası tabirini hak eden bir yer bulunmuşsa eğer, orayı ilk keşfeden tabi ki kendi ekibi olmalıydı. Anahtarını çıkarıp üç ayrı noktadan kilitli olan kapısını itinayla açtı. Kapının hemen yanındaki alarmın modunu değiştirip odasına adımladı. Duşa girmek için hazırlanırken, ekibindeki herkese aynı maili atıp, yarın sabah Urfa'ya uçmak için hazır olmalarını söyledi.

Duşa girip çıktığında , beş kişiden de aynı maili almıştı. "Hazırız... "

14 de Agosto de 2023 a las 11:20 2 Reporte Insertar Seguir historia
3
Leer el siguiente capítulo Ormandaki Çocuk

Comenta algo

Publica!
Dila Atman Dila Atman
Başarılar diliyorum! Birbirimize destek olabilir miyiz? Yeniyim ♡ birbirimizi takip edip bölümlerimizi oylayabiliriz
January 09, 2024, 21:44
Yıkıpgitmenolur Yıkıpgitmenolur
5 saatlik çalışma maratonundan sonra biraz okumak ve kahve bana ilaç gibi gelecek ... Kitaplarında biraz soluklanayım
October 17, 2023, 12:53
~

¿Estás disfrutando la lectura?

¡Hey! Todavía hay 20 otros capítulos en esta historia.
Para seguir leyendo, por favor regístrate o inicia sesión. ¡Gratis!

Ingresa con Facebook Ingresa con Twitter

o usa la forma tradicional de iniciar sesión