ilknur İlk Nur

"Dikkatini bana vermelisin" dediğinde bir şey demedim. Ne diyeceğimi bile bilmiyordum ki... Üzerime doğru eğildiğinde geriye adım atmama izin vermeden beni olduğum yere sabitledi. Kulağıma doğru yaklaşıp "aklında mıyım?" Diye sorduğunda ağzımın kuruduğunu hissettim. Hafifçe çekilip gözlerimin içine baktığında hızla kafa salladım. Yeterli olmamış gibi bakıyordu bu yüzden saçmaladım "bilmem ki..." Benim bu sersem halime hafifçe güldü. Elini yüzüme düşen saçlarıma götürdü, bunu yaparken parmakları dudağıma temas etmişti. Saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdı. Kalbim heyecan içinde atmaya başlarken bir anda beni ters çevirip arkasında duran koltuğa attı. Kalçalarım yumuşak koltukla buluşurken önümde diz çöktü. Bacaklarımı hafifçe aralayıp o küçük boşlukta kendine yer edindi. Derin derin gözlerimin içine bakarken eli yan tarafımda duran elimi buldu. Elimi avuçlarının arasına alıp üstüne bir öpücük kondurduğunda yüzümün yandığını hissettim. Ah bu herif ne yapıyorsa çok iyi yapıyordu. Elim ellerinin arasındayken alçak bir sesle az önce sorduğu soruyu bir kez daha sordu "aklında mıyım?" Hipnoz olmuş gibi onu izlerken hızla kafa salladım ama o ikna olmuş gözükmüyordu. Kafasını yana yatırdığında "aklımdasın..." Diye fısıldadım. Dudağı yukarıya doğru kıvrılırken "daha çok aklında yer edinmeme izin verir misin?" Diye sorduğunda rica ediyordu ama ben bunu bir emir gibi görüyordum. Bu yüzden tekrar kafa salladım. Not: +16 cinsel içerikli ve şiddet içeren öğeler olacaktır. Bunu bilerek başlamanızı öneririm. +Fantastik kurgu değildir.


Acción No para niños menores de 13. © copyright belongs to me

#aşk #aksiyon #polisiye #heyecan
19
5.1mil VISITAS
En progreso - Nuevo capítulo Todos los domingos
tiempo de lectura
AA Compartir

Tanıtım


O gün MİT'te bir telaş hakimdi. Ülkenin ileri gelen general ve başkanları neler yapacaklarını bilmiyorlardı. Dünyanın en tehlikeli ve suçları açığa kavuşmamış olan suçluları, bu hapishanede kalıyordu. Hapishanenin adı Carceris Mortis'di ve anlamı ise ölüm hapishanesiydi.


Tüm dünyanın bildiği bu hapishanenin konumunu çok az kişi biliyordu. Hapishane 1975 yılında bir adanın üzerine inşa edilmişti, başlarda bir araştırma merkezi olarak yürütülsede sonradan alınan bir kararla hapishaneye çevrilmişti. 2005 yılında yönetimi Türkiye'ye devredilen bu hapishane, hâlâ ilk günkü gibi popülerdi.



Söylentilere göre hapishanedeki bazı suçlular bir şekilde kaçmıştı ve bazıları ise durdukları yerden suçlarına devam ediyorlardı ve bunun arkasında hapishanenin yönetimindeki müdür yardımcısı vardı. Askeri yönetim bunu ne kadar araştırsada kesin bulgular ortada yoktu. Bu yüzden tüm istihbarat ekibi bir araya toplanmış ve bir plan yapmaya çalışmışlardı. Eğer sorunu halledemezler ve dış ülkeler bunu öğrenirse yönetim tekrar başka ülkelere geçebilirdi. Bunu kimse istemezdi.



Uzun bir toplantı yaptılar, herkes bir fikir söyledi ve en sonunda bir fikir kabul gördü "X'ten yardım almamız gerekiyor. Böyle bir davanın hakkından sadece onun gibi biri gelebilir." Masada birini bunu söyledikten sonra başka bir adamdan bir kahkaha duyuldu "X bir çıkarı olmadan size yardım mı edecek sanıyorsunuz? Hemde yıllardır aranan bir suçlu olarak." adam bunları dalga geçerek söylemişti.



Masadaki kadınlardan biri "Son zamanlarda onun yurtdışında ajanlık yaptığını duydum. Eğer bir şeyler vaadiyle görevi kabul ettirirsek kısa sürede bu sorunu çözer." Dediğinde başka biri lafa atıldı "Ne vaadelelim, para mı? Bu herife en son bir görev için 5 milyar dolar teklif ettiğimizde bizi ciddiye bile almamıştı."



Kadın elindeki kalemi havada döndürüp "Hiçbir para Carceris Mortis'e giriş bileti alamaz. Ona bunu vaad ediyorum" dediğinde masadaki herkes onayladı. X'ten yardım alacaklardı, başka çözümü yoktu.



-



Yaklaşık bir ay sonra hapishanede her şey yolundaydı, hapishanedeki müdür yardımcısı en büyük görevini alacaktı. Dosyalardan beş tane suçlu seçecek ve onları kendi başına ağırlayacaktı. Bunun için ekibini ayarlamıştı. Yanında 6 tane iş arkadaşı vardı. Bunlardan ikisi en yakın arkadaşıydı: Hazan Eylül Gece ve Ceyda Üzer. Geriye kalanları ise dedektif ve psikiyatristti.



Şu an hepsi bir masaya oturmuş önlerindeki dosyaları inceliyordu. Dosyada on tane suçlu vardı ve beş tanesini seçeceklerdi. Onlar için zor bir görevdi. Yardımcı defalarca kez dosyayı okumuştu ama aklında sadece bir kişi vardı ve hemen söylemek gibi bir niyeti yoktu çünkü arkadaşlarının fikirlerini daha çok önemsiyordu.



Birkaç dakika sonra Eylül elini havaya kaldırdı, yardımcı ona söz hakkı verdikten sonra "Neden Donald Grey ile başlamıyoruz? Kendisi on yedi yaşında ve çok çılgınca planları var. Ve bildiğim kadarıyla daha önce bu kadar genç olanını burada hiç bulundurmadık." dedi.



Eylül'ün dedikleri doğruydu ama Donald Grey'de hiç masum biri değildi. Hatta yabancı bir kanalın haberlerinde şu şekilde çıkmıştı: 'O bir tehlike! O bir suç makinesi! O yaşayan bir canavar! Liseli bir öğrenci olması gerekirken tehlikeli bir kimyager olmayı seçen bu çocuk boyunu aşan oyunlar oynuyor. Arkadaşlarının ihbarı üzerine, evinin bodrum katındaki laboratuvarında yakalanan bu çocuk, fare ve insan DNA'sını birleştirip arkadaşına enjekte etmek istiyor. Bu canavar kontrol altına alınmalı!"



Ona hemen başka bir dedektif itiraz etti: "Neden öyle birini seçiyoruz ki? Yaptıkları şimdiden tüylerimi diken diken etti."



Yardımcı bir kez öksürüp asistanına yani Ceyda'ya döndü ve "Donald Grey'i birinci sıraya yaz. Ondan güzel şeyler çıkacağını düşünüyorum" dedi, Eylül hemen kafa salladı. Ardından tüm ekibin çenesi açıldı ve kısa sürede tüm suçluları seçtiler.



İkinci Chris Patch



Kendisi Ortadoğu'nun en büyük uyuşturucu baronuydu. Henüz 30 yaşında olmasına rağmen inanılmaz bir serveti vardı. Hakkında verilen bilgilere göre onun ortaklarını bulmaları gerekiyordu.



Üçüncü Vitya Verenich



Kendisi Rus Votkacısı diye bir isimle anılıyordu. 26 yaşında bir mankendi ve parlak bir kariyeri vardı, yani son iki yıla kadar. Hakkında bulunan delillere göre kadın ve çocuk tacirliği yapan bir şirketin yöneticisiydi. Bu şirketle bağlantılı olan herkes en ağır cezalara mahkum giderken dosya henüz kapanmadığı için onu da seçmeye karar verdiler. Bir kere de onlar sorgulamalıydı.



Dördüncü şanslı talihli Carl Porter'dı.



Kendisi otuz beş yaşında bir uyuşturucu baronuydu. Tüm çetesi bulunmasına rağmen ortakları ve imalathanesinin nerede olduğu bilinmiyordu. Bu yüzden hapishaneye misafir olacaktı.



Ve son sonuncudaydı sıra. Onu özellikle yardımcı seçmişti:



Diego.


Bir gece vakti tüm dünyanın ışıklarını söndürdü. Mecaz anlamda değil! Ciddi ciddi tüm dünyayı karanlıkta bıraktı. Uydulardan birine sızdı ve önemli yabancı şirketleri hackledi, belgeleri sızdırdı. Sızan belgelerle şirket sahipleri ağır cezalara mahkum gitti ve şirketlerdeki paraları çeşitli kuruluşlara bağışladı. Bunu henüz neden yapıldığı bilinmese bile bir açık vermişti. O da bunları yaparken tek başına olmadığıydı, kimlerin bu işte parmağı olduğunu öğreneceklerdi.




Bu şekilde beş suçlu da seçilmişti. Yardımcı ellerini masaya bastırıp ayağa kalktı: "Altı ay sonra büyük ve iyi işler çıkaracağız. " dedi ve odadan ayrıldı. Büyük b

ir şeyler olacağı kesindi ama iyi olup olmayacağı belli değildi.


2 de Julio de 2023 a las 19:54 4 Reporte Insertar Seguir historia
10
Leer el siguiente capítulo GİRİŞ

Comenta algo

Publica!
Dila Atman Dila Atman
Başarılar diliyorum! Birbirimize destek olabilir miyiz? Yeniyim ♡ birbirimizi takip edip bölümlerimizi oylayabiliriz
December 11, 2023, 16:40
SZ Su Zen
Bu uygulamada ilk kitabim umarim devamlilik kazanmami saglar
August 12, 2023, 20:08
İlove money İlove money
Off heyecanlandim
July 15, 2023, 09:02
Eylül Bang Eylül Bang
O zaman başlıyoruz 😌
July 04, 2023, 06:47
~

¿Estás disfrutando la lectura?

¡Hey! Todavía hay 5 otros capítulos en esta historia.
Para seguir leyendo, por favor regístrate o inicia sesión. ¡Gratis!

Ingresa con Facebook Ingresa con Twitter

o usa la forma tradicional de iniciar sesión

Historias relacionadas